Şirketler yapay zeka ajanlarına sistemlerinin giderek daha büyük bir bölümüne erişim verdikçe, bu ajanların kullandığı araçların etrafında yeni bir yazılım tedarik zinciri oluşuyor: beceriler, eklentiler, MCP sunucuları ve ajanın internetle etkileşmesini sağlayan ek bileşenler. İsrail merkezli güvenlik girişimi AIR, bu zincirin denetlenmesi gerektiğini savunuyor ve ürününü geliştirmek için iki tohum turunda topladığı 50 milyon dolarla gizlilik perdesini kaldırdı.

Turlar birbirinden birkaç hafta arayla kapandı. İlkinde Sequoia liderliğinde 10 milyon dolar, ikincisinde Greenoaks liderliğinde 40 milyon dolar toplandı. Şirketi, İsrail'in 8200 istihbarat biriminde saldırgan siber güvenlik üzerine çalışmış olan Yair Saban (CEO) ile Niv Hoffman (CTO) kurdu. Turlara Wiz kurucu ortağı Yinon Costica, Eon kurucu ortağı Ofir Ehrlich, Cognition başkanı Zach Frankel ve Clay kurucu ortağı Varun Anand gibi isimler de katıldı.

Sürücü imzası benzetmesi

Saban'ın argümanı bir tarihsel karşılaştırmaya dayanıyor. “2000'lerin başında bir sürücü kurduğunuzda o sürücünün imzalanmış olması gerekmiyordu. Artık her sürücü kurulumunda kimin imzaladığını gösteren bir imza görüyorsunuz, çünkü sürücü çekirdeğe kod yüklüyor” diyor. Ona göre beceriler, eklentiler ve MCP sunucularında bu denetim yok: “Aynı mekanizma, aynı ders, ama dersi almamışız.”

Saban'ın işaret ettiği asıl risk doğrudan saldırı değil. Ajanlar veritabanları ve kurumsal sistemler arasında daha bağımsız çalışmaya başladıkça, saldırganların ajanın kendisine saldırmak yerine tükettiği içeriği zehirlemesi mümkün hâle geliyor. Ajan, zararlı yönergeyi meşru bir veri kaynağından okuyor.

Ürünün üç katmanı

  • Görünürlük: şirket ortamında çalışan ajanları buluyor, BT biriminin onaylamadığı araçları ya da kişisel hesap kullanan çalışanları tespit ediyor.
  • Uygulama: ajanlara bağlanıp bir beceri yüklemek veya internetten içerik çekmek gibi eylemleri araya girip inceliyor.
  • Beyaz liste: ajanın kullanmak istediği araç ve eklentileri, AIR'ın internetteki bileşenleri değişiklik ve zararlı davranış açısından sürekli değerlendirerek tuttuğu listeyle karşılaştırıyor.

Beyaz listenin sürekli güncellenmesinin nedeni şu: daha önce onaylanmış bir beceri, indirdiği bir paket değiştiğinde ya da geliştiricisinin hesabı ele geçirildiğinde riskli hâle gelebiliyor. Şirket, internette bulduğu eklenti ve becerilerin yaklaşık yüzde 27'sini elediğini söylüyor. AIR'ın 20'den fazla müşterisi olduğu, bunların yaklaşık dörtte birinin büyük kurumsal şirket olduğu ve en güçlü talebin finansal hizmetler ile ilaç gibi sıkı düzenlenen sektörlerden geldiği belirtiliyor.

Benzetmenin bir sınırı da var. Sürücü imzalama, işletim sistemi üreticisinin merkezî bir yetki olarak dayattığı bir standarttı; beceri ve MCP ekosisteminde böyle bir merkez bulunmuyor. Denetimi üstlenen taraf, listeyi kendisi tutan güvenlik şirketleri. Bu da beyaz listenin kapsamını ve güncelliğini doğrudan satıcıya bağımlı kılıyor.

Kalabalık bir alan

AIR bu işi yapan tek şirket değil. Noma Security ajanlar, MCP sunucuları ve beceriler için keşif, erişim denetimi ve çalışma zamanı izleme sunuyor. Zenity benzer biçimde çalışan güvenlik ve yönetişim araçları satıyor. Astrix Security'nin kimlik platformu da şirketlerin ajanları ve MCP sunucularını keşfedip denetlemesine imkân veriyor, Operant AI ise ajan korumalarının yanında bir MCP geçidi sunuyor. Risk sermayesi de alana akıyor: Zenity ağustosta 125 milyon dolarlık C serisi, Noma 2025'te 100 milyon dolarlık B serisi topladı.